Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Google
 
Eyl
04
    
n.torun | 04 Eylül 2008 21:48 | 0 fav | etiket: , , , , , ,  

YEMEK DUASI – SOFRA DUASI - TAAM DUASI

Elhamdu lillah ( 2 Kere)

Elhamdu lillahillezii etamenaa vesegaanee vecealenee minel muslimiyn.

Elhamdu lillehi rabbil alemiyn vessaleeti vesseleemu alaa seyyidinaa Muhammedin ve alaa eelihii ve sahbihii ecmaiyn.

Vagfu anne vagfirlenaa verhamnaa ente mevlanaa fensurnaa alel gavmil kefiriyn. ( 3 Kere )

Allahumme salli alaa seyyidinaa Muhammedin biadedi envaairrizgi velfutuuhaat yaa baasitullezii yebsuturrizga limen yesaau bi gayri hisaab. Ubsut aleynaa rizgan veesian min kulli cihetin min hazeeini gaybike bigayri minneti mahluug bi mahzi fazli keramike bigayri hisaab.

Yaa ekramel ekramiyn veya erhamerrahimiyn,

iftahilbaabe yaa Allah ( 3 Kere ) Yaa Allahu yaa kafii yaa fettaah yaa mufettih fettih bil hayr.

Allahummegfir sahibe hezettaami vel eekiliyn.

Allahummec al devletehum daaimen evleedehum aalimen saaliha velaa tusallit aleyhim zalimen.

Allahumme zid velaatengus nigmeten kesiyraten bihurmetil FATIHA…

NOT : Tavsiyemiz orjinali arabca`dan øgrenilmesi daha guzel olur, Arabca bilmeyen kardeslerimiz tabiiki turkce`den øgrenebilirler.

Duadaki bazi harfler ikiser yazilmistir, bu o harfleri biraz uzatarak okumak anlamina gelir, Hatamiz var ise bildirin LUTFEN..

ARAPCA`SI

MANASI :


Hamd Allaha mahsustur. Hamd Allaha mahsustur. Hamd Allaha mahsustur.

Hamd bizi doyuran, sulayan, ve bizi müslümanlardan eyleyen Allaha mahsustur.

Hamd alemlerin rabbi olan Allaha mahsustur. Salatu selam efendimiz Muhammed s.a.v. ile O´nin al ve ashabinin tamami üzerine olsun.

Bizi afv eyle , bizi magfiret eyle , bize rahmet eyle ( Allahim ). sen bizim mevlamizsin; kafir kavimler üzerine- galib gelmemiz icin - bize yardim eyle.

Bizi afv eyle , bizi magfiret eyle , bize rahmet eyle ( Allahim ). sen bizim mevlamizsin; kafir kavimler üzerine- galib gelmemiz icin - bize yardim eyle.

Bizi afv eyle , bizi magfiret eyle , bize rahmet eyle ( Allahim ). sen bizim mevlamizsin; kafir kavimler üzerine- galib gelmemiz icin - bize yardim eyle.

Allahim rizkin ve fetihlerin her cesidinin adedi kadar, Efendimiz Muhammed Mustafa´ya s.a.v. rahmet eyle.

Ey istedigine rizki hesabsiz olarak yayan Rabbim! Mahlukata minnet ettirmeden, sadece kereminin fazliyla, kendi gayb hazinelerinden, her cihetten bizim üzerimize hesabsiz olarak rizk sac ; ey ikram edicilerin en cömerdi ve ey merhamet edicilerin en merhametlisi.

Ya Allah ( hayra ait ) her kapiyi ac,Ya Allah ( hayra ait ) her kapiyi ac,Ya Allah ( hayra ait ) her kapiyi ac,

Ya Allah ya Kafi , ya Fettah , ya Müfettih ! Hayirli olarak ac ( hayirli fetihler nasib eyle )

Allahim bu yemegin sahibi ve yiyenleri magfiret buyur. Allahim onlarin devletlerini daim, evladlarini alim, salih eyle.
Onlar üzerine zalimleri musallat etme !

Allahim Fatiha suresinin sirri hürmetine, -bize- bir cok nimetler fazlalastir, noksanlastirma !

NOT: Üstteki arabca taam duasinda cok büyük kerametler vardir. Yemeklerden sonra bu duá´ya devam edilen evde bereket kesilmez. Ve O ailenin cocuklari anne ve babasina asi olmazlar.

Kaynak : Dua kitabi



 
Eyl
04
    
n.torun | 04 Eylül 2008 21:31 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,  

İbn-i Semmak (k.s.) hazretleri, Abbâsî halîfelerinden Hârun Reşid’in huzuruna girdi. Halîfe o sırada su içiyordu. İbn-i Semmak hazretlerini görünce;

— Bana nasîhat et, diye ricada bulundu.

İbn-i Semmak hazretleri, Halîfe’ye;

— Susuzluktan ölecek bir halde olsan ve seni ölümden kurtaracak suyu, bütün servetin ve saltanatın karşılığında verecek olsalar ne yapardın? diye sordu.

Halîfe tereddütsüz cevap verdi:

— Bütün servetimi, saltanatımı verir; hayatımı kurtaracak olan suyu alırdım.

İbn-i Semmak hazretleri, nasihatini tam yerine kondurdu:

— O halde, bir bardak su kadar kıymeti olmayan servetinle, niçin övünüp durursun? Çölde bir yudum suya değiştiğin saltanatının nesine güveniyorsun.

 20 Temmuz 1998 Fazilet Takvimi, arka yazı



 
Eyl
04
    
n.torun | 04 Eylül 2008 21:26 | 0 fav | etiket: , , , , , ,  
KONYA İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Küçükkendirci, Ramazan ayında sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmesi gerektiğini söyledi. Küçükkendirici, yetişkin bir kişinin günde en az 1.5- 2 litre, sıvı kaybının önlenmesi için iftar ve sahur arasında 10-12 bardak su içilmesi gerektiğini söyledi.

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte oruç tutanların günlük beslenme tarzının değiştiğini hatırlatan Dr. Küçükkendirci, 3 öğünden ibaret olan günlük beslenmenin 2 öğüne düştüğünü, ekmek, pilav, makarna, hamur işleri, kırmızı et, tatlı, börek tüketiminin arttığını, sebze, meyve, beyaz et tüketiminin azaldığını vurguladı. Küçükkendirci, “Oruç tutarken sağlıklı beslenme kurallarına dikkat edilir, besin seçimleri ve miktarları bireye özgü ayarlanırsa vücut toksinlerden arınır ve metabolizmanın dinlenmesi sağlanır. Bu şekilde oruçlu insanda uyarılan salgılar azalır. Mide ve bağırsak sistemi dinlenir” "diye konuştu.

İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Küçükkendirci, Ramazanda kilo verilebileceğini belirtirken şunları söyledi:

“Eğer bir günde alınması gereken besin öğeleri iftar, sahur ve gece öğünlerine eşit ve dengeli biçimde paylaştırabilirse ramazanda çok sağlıklı beslenilebilir ve hatta kilo verilebilir. Sahur, Ramazan ayının en önemli öğünüdür. Sahur yapmadan oruç tutmak insanlarda yorgunluk, baş ağrısı, dikkat azalması, stres, metabolik hızda azalma, hipoglisemi problemlerini arttırmaktadır. Aç kalma süresi normalde 12 saat iken sahura kalkılmadığı takdirde 18 saati bulmaktadır. Açlık süresi artığı için kan şekeri daha erken saatlerde düşer ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olur. Gün içinde kan şekerinin düşmesini engellemek ve uzun süreli açlık sonrası iftarda aşırı besin tüketimini engellemek için sahurda yavaş sindirilen ve protein içeriği yüksek gıdalar tüketilmelidir. Protein içeriği yüksek gıdalar mideyi geç terk ederler. Dolayısıyla geç acıkma olur. Sahurda peynir, yumurta, süt, yoğurt ana besinler olmalı, karbonhidrat kaynağı olarak kepeği alınmamış undan yapılan ekmek, çavdar ekmeği, bulgur öncelikli olarak tercih edilmelidir.”

SU İÇİN

Küçükkendirici, Ramazan'da dikkat edilmesi gereken en önemli konunun su tüketimi olduğunu, özellikle sahurda sıvı alımına önem verilmesi gerektiğini anlattı. Sağlık Müdürü Küçükkendirci, “İftar yemeklerinde yemekle beraber su tüketimini biraz daha kısıtlayarak iftarla, sahur arası 10-12 bardak su içmek doğru olacaktır. Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Çay, kahve gibi kafeinli içecekler vücudumuzdaki suyu kullanırlar” dedi.

Dr. Küçükkendirci, Ramazan ayında su dengesini koruyabilmek için bu tür içeceklerin tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatırken şöyle devam etti;

“Ramazanda vücudun enerji ve besin öğeleri gereksinimleri normal zamandakinden farklı değildir. Yani oruç tutulacak diye daha fazla besin tüketilmemelidir. Bir öğünde çok fazla besin tüketimi yapmak ertesi gün yaşanacak açlık hissini azaltmaz. Diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği, ağır astım gibi kronik hastalığı olan kişilerin yanı sıra 3- 4 saatte bir ilaç almak zorunda olan hastaların oruç tutmaları sakıncalıdır.”


 
Eyl
04
    
1pide ABANT İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Cihangir Uyan, Ramazan ayının vazgeçilmezlerinden pidenin iftarda aşırı tüketilmesinin, kalp krizi riskini artırdığını söyledi.

Karbonhidrattan zengin olan pidenin kan yağları, kolesterol ve trigliseriti ciddi seviyede yükseltici etkisinin mevcut olduğunu belirten Prof.Dr. Uyan, “Uzun bir açlık döneminden sonra yenilen yemeğe bağlı olarak kan yağları, kolesterol ve trigliseritte yükselmeler, ciddi seviyelerde olabiliyor. O nedenle iftarda karbonhirattan zengin pideye çok yüklenmemek gerekir. Pidenin hem de yumurtalı olarak fazla tüketilmesi, kan yağlarının yükselmesine, metobilizmanın hızlanmasına yol açar. Kan yağları, kolesterol ve trigliseridin yükselmesi de kalp krizi riskini artırır. Damarların içerisinde kireç oluşumuna yol açarak kalp, beyin ve bacak damarlarının bozulmasına yol açar” dedi.
Prof.Dr. Uyan iftarda aşırı yemek yenmesi ve tok mideyle teravih namazında harcanan eforun tansiyonu yükselterek kalbin işini artırdığı uyarısında bulunarak, şöyle konuştu:

“İftarda oruç çorbayla açılmalı, teravih namazı kılındıktan sonra karın doyurulmalıdır. Tıka basa doldurulmuş bir karınla teravih namazı kılmaya kalkmak, namaz kılarken harcanan eforla birlikte tansiyonun ve kalbin işinin artmasına neden olur. Bu da beyin kanaması riski, nefes darlığı, çarpıntı, akciğer ödemi ve ritim bozuklukları riskini artırır.”


 
Eyl
04
    
DENİZLİ Devlet Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nevzat Bilal, şeker, yüksek tansiyon, hipertiroid hastaları ile böbrek üstü bezi, kalp ve karaciğer yetmezliği olan hastaların oruç tutmamasını; oruç tutanların ise beslenmelerine özen göstermesini, özellikle kepek ekmek tüketmesini önerdi.

Bilal, su tüketimi konusunda kronik hastalıkları olanları da uyardı ve “Mutlaka insan vücudu için ihtiyaç olan 2.5 litre su içilmelidir” dedi. Karbonhidrat, protein ve yağ tüketiminde dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nevzat Bilal, “Karbonhidrat ihtiyacının karşılanmasında ekmek beslenme alışkanlığımızın vazgeçilmezidir. Ancak beyaz undan yapılan ekmek tüketimini biz sağlık açısından önermiyoruz. Çünkü sindirimi kolay olduğu için çabuk acıktırıyor. Ramazan ayında yaygın olarak tüketilen pide için de aynı şey geçerli. Biz çok tahıllı kepek ekmeği yemeyi öneriyoruz. Oruç tutanlar için özellikle bol tahıllı kepek ekmeği oldukça faydalı. Çünkü sindirimi zor olup, geç acıktırır. Ayrıca makarna, pilav, mantı gibi yemekler garnitür olarak çok az yenilmeli, tüketimde bulgur daha çok tercih edilmelidir” diye konuştu.

Oruç tutanlar için iftarda yenen yemeklerin önemine değinen Bilal, “İftarda çorba içilmeli, bol salata yenmeli, zeytinyağlı sebze tüketimi ön planda tutulmalıdır. Kadayıf ve baklava gibi tatlı türleri yerine ölçülü bir şekilde sütlü tatlı ve meyve tercih edilmelidir. Şeker oranı fazla olan incir, üzüm, muz, kavun, karpuz gibi meyvelerin tüketimi 2-3 porsiyonu geçmemelidir. Kırmızı et yerine beyaz ete özellikle balık etine ağırlık verilmeli, eğer kırmızı et tüketilecekse haşlama ya da ızgara yapılmalıdır. Sağlıklı bir beslenme 6-7 saati geçmeyen kaliteli bir uyku ile birleştirilmelidir” dedi.



 
Eyl
04
    
 
ADANA Eczacı Odası (ADEO) Başkanı Burhanettin Bulut, sürekli ilaç kullanmak zorunda olan kalp, tansiyon, şeker, astım ve kanser hastalarının ilaçlarını Ramazan ayında aksatmamaları uyarısında bulundu.

Bulut, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte 1 ay boyunca yaşamın önemli ölçüde değiştiğini, sürekli ilaç kullanması gerekenlerin bunları kullanım saatlerini doktora sormadan değiştirmemelerini söyledi. İlaçların değişik saatlerde yenilen ve içilen besinlerle farklı etkileşimlere yol açabildiğini ve sağlık için tehlike oluşturabildiğini vurgulayan Bulut, şöyle devam etti:

“Ramazan ayında değişim yemek saatleriyle sınırlı kalmıyor. Oruç tutan ve rahatsızlıkları nedeniyle sürekli ilaç kullanması gereken kişiler ne yapacaklarını şaşırıyor. Hayatları boyunca sürekli ilaç kullanmak zorunda kalan hastalar, mutlaka diğer aylarda nasıl ilaç kullanıyorlarsa Ramazan ayında da ilaç kullanmaya devam etmeli. Özellikle tansiyon, kalp, şeker, astım ve kanser hastaları ilaçlarını aksatmadan almalı. Aksi takdirde hastalıkları ilerler ve zor durumda kalırlar. Çok önemli rahatsızlığı olmayan ancak, ilaç kullanan kişiler, özellikle 2 öğün ilaç kullananlar ilaçlarını iftardan sonra ve sahurda alabilir.”

Bulut, romatizma, kemik erimesi gibi rahatsızlıklarda da tedavinin olumlu sonuçlanması için ilaçların aksatılmadan kullanılması ancak, Ramazan nedeniyle ilacına ara vermeyi düşünen hastanın, uygulamaya geçmeden mutlaka doktoruna danışması gerektiğini kaydetti.

Adana İl Müftüsü Mehmet Barış da, Kuran-ı Kerim'deki bir ayette, ‘Allah insana gücünün üstünde bir şey yüklemez’ ifadesinin yer aldığını belirterek, zorluklara karşı İslamiyet'te kolaylaştırılmış durumlar olduğunu söyledi. Ramazan ayında insanın 1 ay boyunca vücudunu dinlenmeye aldığını ve terbiye ettiğini vurgulayan Barış, kişilerin yolculuk veya hastalık nedeniyle oruç tutamadığı günler için daha sonra kaza orucu tutabildiğini söyledi. Sürekli ilaç kullanan hastaların ilaç saatlerini doktoru uygun görüyorsa iftar ve sahur olmak üzere değiştirebileceklerini anlatan Barış, şöyle konuştu:

“Sürekli ilaç kullananlar günde 2'den fazla öğünde ilaçlarını almak zorundaysa oruç tutmayacak ve tedavisini olacaktır. Bu noktada doktorun söyleyeceği şey çok önemli. Doktor hastasına koşullar belirleyip, ‘Bu koşularda tutabilirsin’ de diyebilir, ‘Kesinlikle tutmamalısın’ da diyebilir. Eğer kişi oruç tutamayacaksa, her gün için 6 YTL olarak belirlenen fidye öder. Belirlenen 6 YTL taban fiyattır, tavanda sınır yoktur. İsteyen istediği kadar fidye verebilir. Bu fiyat genel merkezimiz tarafından sabah akşam bir kişinin normal bir sofrada yiyeceği gıda maddesinin para karşılığı olarak belirlediği tutardır. Diyelim ki Ramazan geçti, kişi fidyeyi ödedi. Ramazan sonrası tedavisi bitti ve düzeldi, o zaman tekrar kaza orucu tutmak zorundadır."


 
Eyl
04
    
n.torun | 04 Eylül 2008 18:59 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,  


 
Eyl
04
    
n.torun | 04 Eylül 2008 18:59 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,  


 
Eyl
04
    
n.torun | 04 Eylül 2008 18:51 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,  


 
Eyl
04
    
n.torun | 04 Eylül 2008 18:42 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,