| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Google
88 "ramazan" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"ramazan" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Sep
23
    
n.torun | 23 Eylül 2008 15:35 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,  
Uzun süren açlık sonrası iftarda aşırı miktarda yemek yemek ve sahurda yenilip hemen yatılması şiddetli reflü şikayetlerinin görülmesine yol açar
Son yılların moda hastalığı olan reflüyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Nihat Akbayır, reflüsü olan hastalar için şöyle konuştu: "Reflü hastalığı, mide içindeki asidin veya gıdaların yemek borusuna geri kaçması ve buna bağlı olarak göğüs kemiği arkasında yanma ve ağıza acı, ekşi su gelmesi gibi yakınmalara neden olması şeklinde tanımlanabilir. Normal zamanlarda da toplumda her 5 kişiden birisinde gözlenen bu durum Ramazan ayında artmaktadır.

YAĞLI YİYECEKLERDEN KAÇININ
Uzun süren açlık sonrası iftarda fazla miktarda yemek yenilerek mide içindeki basıncın artması reflünün gelişimine yol açan önemli bir nedendir. Ayrıca sahurda yemek yenildikten sonra hemen yatılması da reflünün ortaya çıkmasına katkıda bulunacaktır. Çünkü yatar pozisyonda yiyeceklerin mideden yemek borusuna geri gelmesi kolaylaşmaktadır.

Bazen reflüye bağlı gelişen yemek borusu içini döşeyen dokunun iltihabı çok ciddi boyutlara kadar gelip, şiddetli ağrıya, kanamaya ve yutma zorluğuna neden olabilmektedir. Bu açıdan özellikle daha önceden reflü tanısı konulmuş olan hastaların, Ramazan ayı öncesi gastroenterologları ile görüşmeleri, yeni öneri ve ilaç değişikliklerini öğrenmeleri gerekiyor. Orucun açıldığı iftar yemeğinde salçalı, yağlı, kızartmalı, naneli yiyeceklerden kaçınmak, reflü olasılığını azaltacaktır."

3 SAAT SONRA YİYİN
Reflüsü olan kişilerin iftardan en az 3 saat sonra da küçük bir ara öğün için midede yer ayrılması tavsiye edilir. İftarda az miktarda yiyerek, iftardan 3 saat kadar sonrasına küçük bir öğün eklemek de mideyi aşırı doldurmayı önleyecektir. Sahurda hafif yiyecekler yenilmesi ve yemek yedikten sonra en az 1 saat yatılmaması gece reflülerini engelleyecektir.

Reflü için, doktor tarafından verilen "proton pompa inhibitörü" türünde bir ilacın da iftarda ve sahurda alınması, gün boyu aç kalan ve yüksek miktarda asit salgılayan midenin asit salgısını azaltacaktır. Sigara ve alkol alınmaması, çikolata, kahve, biberli, baharatlı yiyeceklerden uzak durulması da önemli yarar sağlar. Ramazan süresince kilo alınmaması, sıkı kemer takılmaması, karın bölgesini sıkacak dar giysiler giyilmemesi, yatak başının belden itibaren yirmi santim yükseltilmesi de koruyucu önlemlerdir.

SUSUZLUK KABIZLIĞA NEDEN OLUR
Ramazan ayında mide asit salgısının diğer aylardaki düzeylere göre yüzde 45 oranında arttığı ve bu artışın geceye kıyasla gündüz ortaya çıktığı belirlenmiştir. Kısaca hazımsızlık diye tanımlayabileceğimiz dispepsinin ve mide-oniki parmak bağırsağı ülserlerinin gelişiminde veya alevlenmesindeki temel mekanizma mide asidindeki bu artıştır. Ayrıca 24 saatin yarısından fazla bir sürenin su içilmeksizin geçirilmesi ve özellikle yaz mevsimine denk gelen Ramazan aylarında yüksek sıcaklıklar nedeniyle ter yoluyla vucudun su kaybetmesi kabızlığa neden olacaktır


 
Sep
23
    
n.torun | 23 Eylül 2008 15:31 | 0 fav | etiket: , , , , , , , ,  
Sahurda sadece basit şeker olarak adlandırılan bal, reçel, beyaz ekmek, meyve suyu gibi besinler tüketmek zararlıdır. Bu besinler kan şekerini çok hızlı yükseltir ve çabuk acıktırır...
Çamlıca Medicana Hastanesi Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzm. Doç. Dr. Nihat Akbayır anlatıyor...
Uzun açlık dönemlerinden sonra oruç tutan insanların iftar ve sahurda çok sık yapılan yanlışları da Doç. Dr. Nihat Akbayır şöyle anlattı: "Hızlı, aşırı, yetersiz yemek, sahura kalkmamak, sindirimi güç hamur işleri, tatlı ve et türü besinleri fazla tüketmek, sahura kadar uyanık kalıp atıştırmak, iftardan yatma saatine kadar atıştırmak, yeteri kadar sıvı almamak, meyve ve sebzeden fakir beslenme en sık yapılan hatalar arasındadır. Yine genel bir kural olarak yiyeceklerin beşte ikisi sahurda, beşte üçü ise iftarda yenilmelidir."
Beyaz ekmekten uzak durun
Sahurda sadece basit şeker olarak adlandırılan bal, reçel, beyaz ekmek, meyve suyu gibi besinler tüketmek zararlıdır. Bu besinler kan şekerini çok hızlı yükseltir ve çabuk acıktırır...
MEYVE VE ÇİĞ SEBZE YİYİN
Sahur öğünü kesinlikle atlanmamalıdır ve sahurda protein içeren süt, yoğurt, peynir gibi gıdalar yenilmelidir. Bu besinler, tok kalınmasına yardımcı olacak 14-15 saat sürecek açlık dönemine karşı kan şekerini uzun süre koruyacaktır. Sahurda sadece basit şeker olarak adlandırılan bal, reçel, beyaz ekmek, meyve suyu gibi besinler tüketmek de zararlıdır. Bu durumda kan şekeri çok hızlı yükselir ve kan şekerini düşürmek için yoğun insülin salgılanır. Yoğun insülin sonucu kan şekeri bu kez normalin altına düşer. Kişi daha çabuk acıkır. Ayrıca halsizlik, baş dönmesi, soğuk terleme, el ve ayaklarda titreme gibi belirtiler görülebilir. Sahurda bal, reçel yenilmez diye bir kural olmamakla birlikte, mutlaka peynir, kepek ekmeği, sebze ve meyve gibi protein ve lif içeren besinler de yenilerek bu besinlerin kan şekerini yükseltme hızı düşürülmelidir. Ramazan ayı boyunca meyve ve çiğ sebze tüketimine önem verilmelidir. Yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı, yağsız sebzeli yiyecekler tercih edilmelidir. Ayrıca, Ramazanda kilo almamak için mutlaka sahura kalkılmalı ve yemekte domates, salatalık ve meyve gibi yiyeceklere mutlaka yer verilmedir. Çünkü sahura kalkılmazsa vücudun metabolizma hızı yavaşlar ve kilo artışı olur.

ŞİKAYETLERİ ÖNEMSEYİN
Mide ve bağırsak şikayeti olmayan insanların oruç tutabileceğine değinen Nihat Akbayır, ancak oruç esnasında çıkacak olan mide ve bağırsak sorunlarının mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtti. Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserlerinin yüzde 20'si hiçbir ön belirti vermeksizin günün birinde mide kanaması ile kendini gösterebilir. Bu nedenle herhangi bir sağlık problemi olmayanların da oruç tutarken ortaya çıkan şikayetlerini önemsemeleri gerekmektedir. Sağlıklı kişilerin önceden varolmayan, Ramazan ayında ilk kez ortaya çıkan tüm yakınmaları için ve özellikle dışkı renginin siyah veya kırmızı olması, kahve telvesi gibi kusma, şiddetli bulantıkusma, ishal, karın ağrısı durumlarında acilen hastaneye başvurmaları gereklidir" dedi.

ÜLSERLİ ORUÇ TUTAMAZ
"Aktif mide ülseri olanlar oruç tutamazlar" diyen Akbayır, "Önceden mide ülseri geçirmiş hastalarda eğer halen mide ülseri devam ediyorsa bu hastalarda oruç tutmamalıdır. Ancak ülsere bağlı kanama geçiren hastalarda endoskopik olarak ülserlerinin iyileşmiş olduğu gösterilmişse bu hastalar doktor kontrolünde olarak oruç tutabilirler" dedi.


 
Sep
23
    
n.torun | 23 Eylül 2008 15:29 | 0 fav | etiket: , , , , , , , ,  
Mide hastalığı olan kişiler oruç döneminde ağrı kesici kullanımına dikkat etmelidir. Aspirin ve antiromatizmal ağrı kesiciler olarak isimlendirdiğimiz ilaçlar başağrısı, migren ağrısı, adet sancıları veya romatizmal ağrılarda yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu ilaçlar, bazı hastalarda başta mide ve oniki parmak bağırsağı olmak üzere tüm sindirim kanalında erozyon (ülser başlangıcı) ve ülser gibi hasarlara yol açabilir. Mevcut olan ülserlerin de kanama veya delinmesine neden olabilir. Bu ilaçlar özellikle mide asidi varlığında daha da ciddi doku hasarı yapabilmektedir. Bu nedenlerle gerek Ramazan ayında gerekse de diğer aylarda mide hastalığı olan hastaların bu tip ağrı kesiciler yerine parasetamol içeren ağrı kesicileri tercih etmeleri önerilir.


 
Sep
23
    
n.torun | 23 Eylül 2008 15:27 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,  
Kalp hastalarının oruç tutarken sahura kalkması şarttır. Halsizlik ve sağlık sorunlarından uzaklaşmak için aç kalma süresini kısaltmak oldukça önemlidir
Kalp hastalarının sağlıklı oruç tutması için sahura kalkması şarttır. Gece yatmadan önce yemek yerine sahura kalkmalı, böylece aç kalma süresini kısaltmalıyız. Sahura kalkmadan oruç tutulursa metabolizma hızı daha da düşecektir. Bu da daha fazla halsizlik ve sağlık sorunları olarak size geri dönecektir.

BOL SIVI ALIN
Sahurda dengeli beslenmeye özen göstermeliyiz. Kuru baklagil çorbaları, komposto, peynir, zeytin, salatalık, domates, esmer ekmek, yoğurt ve meyve tüketebiliriz. Ayrıca reçel, bal veya pekmez ile yapılan kahvaltı ertesi gün için enerji verir ve acıkmanızı geciktirir. Sahurda su, süt, açık çay veya ıhlamur olarak bol sıvı almaya çalışın. İftarı bir bardak su ve bir kase çorba ile açmak sağlıklı bir yöntemdir. Boş mideye birdenbire yüklenmemiş olursunuz. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Dolayısıyla bir anda çok fazla besin tüketmiş olmamak için yavaş yemek yenmeli.

HAFİF GIDALAR
İftar sofrasında hafif ve sindirimi kolay gıdalar bulundurun. Az yağlı et yemeği, tavuk veya balık, sebze yemekleri, salata, yoğurt, bulgur pilavı, biraz ramazan pidesi, bol tahıllı ekmek yiyebiliriz. Az miktarda çay veya kahve, hafif sütlü tatlı veya meyve kısmını yemekten 1-2 saat sonraya bırakmalıyız. Kızartmalar, sakatatlar ve hamur işlerinden sadece iftarda değil tüm öğünlerimizde uzak kalmaya çalışmalıyız.


 
Sep
23
    
n.torun | 23 Eylül 2008 15:24 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,  
Kalp-damar hastalarında şiddetli sıvı kaybı tansiyon düşüklüğüne yol açarak kalbin beslenmesini bozuyor Uzmanlar bu nedenle sahurda yeterli sıvı alımı öneriyor
Bu yıl Ramazan ayının sıcak ve uzun günlere gelmesi de kalp hastaları açısından ayrı bir risk teşkil ediyor. Ramazan ayında günlerin uzun olması, oruç tutanlarda sıvı kaybını arttırabilir veya kan şekeri düşmesi atakları olabilir. Kardiak durumu sınırda olan kalp-damar hastalarında şiddetli sıvı kaybı tansiyon düşüklüğüne yol açarak kalbin beslenmesini bozabilir. Kan şekeri düşüklüğü adrenalin gibi kan şekerini artırıcı stres hormonlarının salınmasına yol açabilir.

FAZLA EFOR SARF ETMEYİN
Bu hormonların kalp hızını ve tansiyonu yükseltici etkileri kalp-damar hastaları, ritm bozukluğu hastaları ve kontrollü olmayan yüksek tansiyon hastalarında çeşitli olumsuz durumlara yol açabilir. Bu nedenle sahurda yeterli sıvı alımı, gün boyu tokluk sağlayabilecek yiyecekler yenilmesi ve oruç tutulurken özellikle çok sıcak olan saatlerde dışarı çıkılmaması ve çok fazla efor sarf edip sıvı kaybı ve kan şekeri düşürücü faaliyetlerin yapılmaması önemlidir. Kontrol altında olmayan yüksek tansiyon hastalarında ani sıvı kayıpları nedeniyle Ramazan ayında ani şokların ve bayılmaların olabileceğini de ifade eden Dr. Yüksel, "Günümüzde kullanılan tansiyon ilaçları çoğu tek doz olarak kullanılmaktadır. Tek doz kullanılan ilaçlarda hastanın doktoru ile birlikte ilacın sahurda veya iftarda alınacağı kararlaştırılarak oruç tutulabilir.

BAYILMALARA NEDEN OLUR
Kontrol altında olmayan tansiyon hastalarında ani tansiyon yükselmeleri görülebilmektedir ve bu esnada kısa sürede tansiyon düşmesini sağlayan ilaçların kullanılması veya tansiyon ilaçlarının gün içine yayılarak çoklu şekilde kullanılması gerekebilir. Ayrıca bazı tansiyon ilaçlarının idrar söktürücü ve sıvı kaybına yol açıcı etkisi olabilir. Ramazan'da özellikle uzun yaz günlerinde sıvı ve elektrolit kaybı bu ilaçların etkileri ile artabilir ve bayılma ve şoka kadar gidebilen sıvı kayıplarına yol açabilir. Aynı zamanda tansiyon hastalarında iftarda yenilen ağır ve tuzlu yemekler tansiyon yükselmesine yol açabilir" dedi.


 
Sep
23
    
n.torun | 23 Eylül 2008 14:27 | 0 fav | etiket: , , , , , , , , ,  
Gaziantep Şoförler Odası Başkanı Ünal Akdoğan, tatile çıkacak araç sahiplerinin, başta motor olmak üzere araçlarının tüm bakımlarını yaptırdıktan sonra yola çıkmaları gerektiğini bildirdi.


Akdoğan, yaptığı açıklamada, yaşanan kazalarda sürücü hatalarının ön planda olduğunu belirtti. Akdoğan, "Trafik kazalarında, tatil ve turizm dönemlerinde belirgin bir artış gözleniyor. Genelde sürücü hatalarından meydana gelen kazalarda, hatalı sollama ile aşırı hız en etken faktörleri oluşturuyor. Bayram tatiline giden ve tekrar evlerine dönen sürücüler; uykusuz, yorgun ve alkollü araç kullanmasınlar. Kendisini yorgun hisseden sürücüler, dinlenme noktalarında bir süre dinlendikten sonra yola çıksınlar" dedi.

Kazaların önlenmesi, güvenli bir yolculuk ve yakıt tasarrufu için araç bakımının önemli olduğunu, Ramazan Bayramı'nda tatile çıkacak araç sahiplerinin, motor bakımı yaptırarak yakıttan yüzde 15 oranında tasarruf sağlayabileceklerini kaydeden Akdoğan, özellikle araçların hava filtresi, ateşleme sistemi, karbüratör ve termostat sisteminin bakımlı olmasının, yakıt tasarrufu açısından hayati önem taşıdığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Bakım ve kontrolü düzenli yapılmayan araçların yakıt tüketimi artar. Motor çalıştırıldıktan sonra uzun süre beklenilmemeli. Araç harekete geçtiğinde bir süre düşük hızla giderek, motorun ısınması sağlanmalı. Şehir içinde gereksiz hızlanma, gereksiz frenleme yakıt tüketimini arttırır. Belirli hıza erişildiğinde ise yüksek viteste sabit hızla gidilmelidir.

Şehirlerarası yolda, 90 kilometre hızın üstü yakıt tüketimini artırır. Araçta veya bagajda gereksiz yük taşınmamalıdır. Araçtaki klima, elektrikli cihazlar mümkün olduğunca kullanılmamalı. Camların kapalı tutulması önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlar. Aracın motoruna uygun yakıt kullanılmalı. Lastik havaları düzenli olarak kontrol edilmeli. Lastik hava basıncının az olması da yakıt tüketimini artırdığı gibi lastiklerin aşınmasına neden olur."



 
Sep
23
    
n.torun | 23 Eylül 2008 14:10 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,  
Kalp ve şeker hastalarının fazla miktarda şekerli gıda tüketmesinin, kan basıncının artmasına bağlı olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, Ramazan Bayramı'nda misafirlere şekerli gıdalar ikram etmenin çok yaygın olduğunu söyledi.

Bu kültürün kalp ve şeker hastaları için risk oluşturabildiğini ifade eden Prof. Dr. Oğuzhan, bu kişilerin diğer zamanlarda sürdürdükleri diyetler ve tedavileri bayramda aksatmamaları gerektiğini belirtti.

Bayramlarda aile ziyaretleri sırasında misafirlere genellikle şeker, çikolata, lokum, baklava veya diğer tatlı çeşitleri ile asitli içecekler ikram edildiğini kaydeden Prof. Dr. Oğuzhan, şöyle devam etti:

''Bir ay süreyle oruç tuttukları için istedikleri şeyleri yiyemeyen insanlar, bayram ile birlikte midelerine de bayram ettirmek isteyebiliyorlar. Ancak birden bire aşırı miktarda beslenmek, sindirim sistemini zorladığı gibi kalp ve damar sistemini de olumsuz etkilemektedir. Üstelik, bayram kültürü nedeniyle çok miktarda şekerli gıda tüketilmesi bu olumsuzluğu daha da etkilemektedir.

Kalp ve şeker hastalarının bayramda fazla miktarda şekerli gıda tüketmesi, kan basıncının artmasına bağlı olarak ciddi sorunlara yol açabilir. Kan basıncının artması ve yüksek tansiyon nedeniyle kalp rahatsızlıkları ortaya çıkabilir. Hatta aşırıya kaçılması durumunda kalp krizini tetikleyebilir.''

Ramazan Bayramı'nda fazla miktarda şekerli gıda tüketmenin kalp ve şeker hastalığı bulunmayan veya bu hastalıklarının farkında olmayanlar için de risk oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Oğuzhan, şöyle konuştu:
''Normal şartlar altında birkaç günlük bayram süresince şeker, çikolata veya tatlı yemekle şeker hastası veya kalp hastası olunmaz. Ancak ailesinde bu tür hastalık bulunanlar, genetik olarak kalp ve şeker hastalığına yatkın olurlar.

Bayramda fazla miktarda yemek yenilerek sindirim sisteminin yanı sıra kalp ve damar sisteminin zorlanması ya da fazla miktarda şeker tüketilmesi, genetik olarak yatkınlığı olanlarda kalp veya şeker hastalığını ortaya çıkartabilir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar şekerli gıdaların fazla miktarda tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Bayramda misafirler ağırlanırken, şekerli gıdalar yerine tuzlu pastalar, asitli içecekler yerine ayran gibi içecekler ikram edilebilir.''


 
Sep
17
    
n.torun | 17 Eylül 2008 18:06 | 0 fav | etiket: , , , , , , ,  
ramazan dolayısıyla İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İDO), Ramazan Bayramı nedeniyle ek seferler düzenleyecek.

İDO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre şirket, bayram nedeniyle 26 Eylül-5 Ekim tarihleri arasında sefer sayısını artıran yeni düzenleme yapıldı. Düzenleme kapsamında Yenikapı-Bandırma ve Yenikapı-Bursa hızlı feribot hatlarına bayram süresince ek seferler konulurken, tatilini Ege ve Güneydeki turistik yörelerde geçirmek isteyenlerin trafik yüklerinin hafifletilmesi planlanıyor.

Ayrıca tarifeli olarak gerçekleştirilen Pendik-Yalova ve Yenikapı-Yalova hattında da talebe bağlı olarak ek seferler düzenlenecek. İDO yetkilileri, deniz yolunu tercih edeceklerin biletlerini erken almaları konusunda da uyarıda bulundu.


 
Sep
17
    
Sağlıklı insanların bile zaman zaman sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi ve benzeri rahatsızlıklarla karşılaşabildiklerini belirten Uzm. Dyt. Gülay Hamzaoğlu: " Kişinin herhangi tanı konulmuş bir rahatsızlığı varsa oruç tutmadan önce hekimine danışmalı ve hekiminin önerisiyle bir beslenme diyet uzmanıyla görüşmelidir" dedi. Uzm. Dyt. Hamzaoğlu oruç tutabilen ve beslenmeyi etkileyebilecek herhangi bir sağlık sorunu olmayan yetişkinler için örnek bir Ramazan menüsü verdi.

İftar
Su veya zeytin veya hurma
Çorba (özellikle mercimek çorbası daha sık tercih edilebilir)
Tam buğday ekmeği veya kepekli ekmek ( pide ise sık tercih edilmemelidir)
1-2 dilim yarım yağlı beyaz peynir
Bol salata (1 tatlı kaşığı yağ konulmuş)

İftar Açıldıktan Bir Saat Sonra
Bol salata veya sebze yemeği
Izgara veya haşlama veya fırında et/ tavuk veya balık veya hindi / etli sebze yemeği
Yoğurt
Ekmek

Yemekten Bir Saat Sonra
45 dakika yürüyüş yapılabilir

1. Ara Öğün
Meyve (yürüyüş sonrası tüketilebilir)

2. Ara Öğün
Meyve veya sütlü tatlı veya meyve tatlısı ( yatmadan en az iki saat önce tüketim bitmeli )

Sahur
Domates-salatalık söğüş
Süt (yarım yağlı) veya yoğurt
Haşlanmış yumurta veya kaşar peyniri
Beyaz peynir
Tam buğday ekmeği (pide tercih edilmemeli)
Altı-yedi adet fındık veya badem veya iki- üç adet ceviz
Meyve



 
Sep
11
    
n.torun | 11 Eylül 2008 14:02 | 0 fav | etiket: , , , ,  
Ramazan'da insanların öfkelerine yenik düşmemelidir, "İftar saatine yakın trafik kilitleniyor. İnsanlar birbirini incitiyor ve orucun manevi güzellikleri, son anlarda adeta zedeleniyor. Sükunet ve başkalarının haklarına saygı göstermek önemlidir.Herkesin oruçlu olduğunu unutmayalım.