Ramazan'da insanların öfkelerine yenik düşmemelidir, "İftar saatine yakın trafik kilitleniyor. İnsanlar birbirini incitiyor ve orucun manevi güzellikleri, son anlarda adeta zedeleniyor. Sükunet ve başkalarının haklarına saygı göstermek önemlidir.Herkesin oruçlu olduğunu unutmayalım.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, teravih namazlarında kadınların, gençlerin ve çocukların da camileri doldurmasını istediklerini belirterek, "Çocuklar camide koşuştursun, kimse 'Namazımızı bozarlar mı?' diye düşünmesin.'' dedi.
Bardakoğlu, orucun kişilik, sabır ve irade eğitimi olduğunu belirterek, "Oruç bir aç kalış değildir. Allah'ın nimetlerinin bir kısmından bir süre geri durarak, hem nimetin kadir kıymetini öğrenmeyi hem de bu nimete ulaşamayan aç, yoksul ve ihtiyaç sahiplerini düşünmeyi öğretir.'' diye konuştu.
Sadece camilerde din görevlilerinin verdiği bilgilerle yetinme döneminin geçtiğini vurgulayan Bardakoğlu, "Artık sadece hocalarımızın, mihrapta, minberde, cami içlerinde verdiği bilgilerle İslam dini hakkında yeteri kadar bilgileneceğimizi düşünmek, sanmak doğru değil. Devir, okuma ve kendi bilgilerimizi artırma devri." dedi. Prof. Dr. Bardakoğlu, kadınlara camilerin yukarı katlarında yer ayrıldığını belirterek, "Doğrusu oraya iniş çıkışlar da çok rahat değil. Ama biz oraların rahat, temiz, aydınlık olması, erkekler tarafından doldurulmaması konusunda uyarılar yapıyoruz." dedi.
Uzmanlar, oruç tutanlara,iftarda sindirimi çok kolay olan balık tüketmelerini önerdi.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Cengizler, yaptığı açıklamada, balığın, A ve D vitamini bakımından önemli bir protein kaynağı olduğunu söyledi.
Ramazan süresince rahatlıkla balık tüketilebileceğini belirten Prof. Dr. Cengizler, şöyle devam etti: "Kalp ve damar rahatsızlıkları bulunan kişilere doktorlar tarafından da önerilen balık, ramazan süresince haftada 5 öğün tüketilmeli. Çocuklarda zeka açısından da son derece yararlı olan bu besin kaynağı mutlaka sofralarda yer bulmalı. Sindirimi son derece kolay olan balık tüketimini, özellikle oruç tutan yaşlılar için öneriyoruz. Vücut tüm gün aç kaldığı ve ağır yağlı yiyecekler sindirim sistemini baskı altına aldığı için balık her yaştan insanlarca mutlaka tüketilmeli. Bazı balıklar, bazı mevsimlerde yağlı olduğu için ızgarada, az yağlı olanların fırında, yağsız olan balık türlerinin de genellikle yağda kızartılarak pişirilmeli. Tüketicilerin, balığın yağlı olup olmadığı konusunda mutlaka satıcıdan bilgi almasında yarar var."
Prof. Dr. Cengizler, Türkiye’de, iç sular ve çiftliklerinde yılda ortalama 700 bin ton civarında balık üretimi yapıldığını, vatandaşların deniz ürünlerine çok kolay ve sağlıklı ulaşmasının tüketimi artıran en önemli faktör olduğunu bildirdi.
Balık fiyatlarının 7 ila 30 YTL arasında değiştiğini ifade eden Prof. Dr. Cengizler, "Örneğin levrek kilosu 7, alabalık ise 5 YTL’den alıcı buluyor. Bunları dikkate alarak balık fiyatlarının tavuk etine göre neredeyse başa baş olduğunu söyleyebiliriz" dedi.
Balığın avlanma zamanı, beslenme, yumurtlama ve su sıcaklığı ile tuz oranını dikkate alarak uzmanlar tarafından hazırlanan takvime göre tüketilmesinde yarar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cengizler, "Bu takvime göre, levrek, çinekop, palamut, sardalya, barbunya, mercan yavrusu ve lüfer bu yıl eylül ayına denk gelen ramazan süresince sofralara lezzet katacak balıklar arasında yer alıyor" diye konuştu.
Prof. Dr. Cengizler, balık takviminin yılın 12 ayına göre hazırlandığını, Karadeniz, Ege, Akdeniz, Marmara ve boğazlarda tutulan deniz ürünlerinin en iyi ve lezzetli, yenilebilecek, lezzetsiz ve yenilmeyecek zamanları konusunda tüketicilerin dikkatinin çekildiğini kaydetti.
BALIK TAKVİMİ
Hazırlanan takvime göre, boğaz ve denizlerde yakalanan mercan yavrusu, yılın 12 ayında da yenilebiliyor.
Levrek, çinekop, traça, sarıağız, akya, orfoz, palamut, tekir, gelincik, sardalya, barbunya, mercan yavrusu, lüfer, çingene palamudu ve ispendek bu ay içinde tüketilebilecek en iyi ve lezzetli balıklar olarak sayılıyor.
Palamut, nisan, mayıs, haziran ve temmuz aylarında, torik, nisan ve eylül arasında, orkinos mart, nisan ve mayıs aylarında önerilmiyor. Çinekop ile sarıkanat temmuz ve ağustos aylarında, hamsi, torik, kofana, uskumru, kalkan yavrusu, iskorpit ve karagöz kasım ayında yenilebilen balıklar listesinde yer alıyor.
Sazan, turna, alabalık ise yine bu ay lezzetli olmamakla birlikte yenilebilecek tatlısu balıkları arasında sıralanıyor.
İşte size Ramazan ayında vücudunuzu yormayacak sağlıklı ve hafif iftar menüleri;
Özel Sema Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hayrettin Mutlu’dan Sağlıklı Bir Ramazan Geçirmek İçin “Ramazan Mönüsü”.
İFTAR:
1 Adet hurma ve 1 adet zeytin
1 Bardak su
1 Kase çorba
1 Kase salata (5 dakikada tüketin) (10 dakika ara vermek daha rahat bir akşam geçirmenize katkı sağlayacaktır.)
AKŞAM:
3-5 köfte kadar (90-150 g) tavuk, balık, et, peynir (kurubaklagil veya sebze yemeğiyle birlikte olabilir)
10-12 yemek kaşığı sebze yemeği
1-3 Dilim çavdar ekmeği
2-4 Yemek kaşığı pilav(bulgur) veya makarna(kepekli)
1 Su bardağı süt veya yoğurt
Karışık sebze salatası (1 çay kaşığı zeytinyağı )
1-2 porsiyon meyve (meyve suyu olarak tüketilebilir)
½ porsiyon tatlı (sütlü tatlılar tercih edilmelidir)
ARA:
2 Porsiyon meyve (2 adet meyveden elde edilmiş taze sıkılmış meyve suyu)
1 Su bardağı süt veya yoğurt
SAHUR
1 Bardak süt veya yoğurt
5 Adet zeytin veya 2 adet ceviz içi veya 6-7 adet badem/fındık/fıstık
2-3 kibrit kutusu kadar (60-90 g) beyaz peynir veya 40-60 gram kaşar peynir
(1 adet haşlanmış yumurta + 1-2 kibrit kutusu kadar (30-60 gr) beyaz peynir)
3-4 Dilim çavdar ekmeği
Biber domates salatalık
1-2 Porsiyon meyve (2 adet meyveden elde edilmiş taze sıkılmış meyve suyu)
Dikkat edilmesi gerekenler
- Yaklaşık 14 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın.
- Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 4-5 porsiyon meyve tüketin.
- Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süreyi azaltır hem de metabolizmanızın yavaşlamasını önlemiş olursunuz.
- Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin. (En az 10 su bardağı)
Önemli Not: Ramazanda 2 öğün yiyorum diye 2 kişilik yemek yemeyin.
Ramazan sofralarının vazgeçilmezi hurmanın birçok faydası olduğunu biliyor musunuz?
Son yıllarda yapılan araştırmalar, hurmanın kalp damar hastalıklarından ve kanserden korunmada etkin rol oynadığını gösteriyor. Peki, hurmanın faydalarını biliyor musunuz?
Sema Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hayrettin Mutlu, hurmanın lif, mineral ve fenol açısından çok zengin olduğunu ayrıca sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum, demir, fosfat gibi mineralleri de barındırdığını söyledi. Hurmanın birçok faydası bulunduğunu belirten Mutlu; düzenli olarak tüketildiğinde kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu özellik taşıdığını sözlerine ekledi.
Hurma;
• Protein içerir.
• Protein, yağ ve karbonhidrat (üçünü bir arada ) içeren tek meyvedir.
• Vücudun yaşlanma belirtilerini azaltır.
• Saf hurma cildi besler, hamilelik ve güneş lekelerini yok eder.
• İçerdiği demir sayesinde, kansızlığa iyi gelir.
• B1, B2 vitaminlerinin bir arada bulunmasından dolayı karaciğeri kuvvetlendirir.
• Boğaz ağrısına, öksürüğe iyi gelir.
• Kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
• İçerdiği bol fosfor ve kalsiyum ile kemik hastalıklarına karşı koruyucu özellik taşır.
Orucun hurma ile açılması halinde, oruçtan dolayı insanın üzerinde oluşan halsizliği de içerdiği şeker oranı sayesinde hemen gidermektedir.
Sadece Ramazan’da yemeyin, her zaman tüketin!
Hayrettin Mutlu Ramazan sofralarının meyvesi olarak bilinene hurma, hâlbuki her zaman tüketilmesi gereken bir yiyecek. Şeker oranı yüksek olmasına rağmen kilo aldırmayan bir yapıya sahip. Özellikle suda çözünebilir lif içeriği yüksek olması, hurmanın sindirim sistemi rahatsızlıklarını (kabızlık, gaz vb) önlemeye ve gidermeye yardımcı olduğunu ve günlük hayatın getirdiği stres ve yoğun temponun verdiği yorgunluktan kurtulmak için her gün hurma yemenizde fayda var dedi.
Oruç, sigarayı bıraktırmaz! Oruç tutmak, sigarayı bırakmak için bir fırsat değildir.Çevrenizde mutlaka iftarı yemek yemek için değil, bir an önce sigara yakmak için bekleyen kişiler vardır. Her türlü bağımlılıkta olduğu gibi, sigarada da önce karar vermek ve o kararı iradeli bir şekilde uygulamak gerekir. Ancak, 'ne kadar uzun süre sigara içilmezse, o kadar iyidir' düşüncesiden hareketle, orucun tiryakileri bu zararlı alışkanlıktan bir parça uzaklaştırdığı söylenebilir.
Hamilelik üç dönemden oluşmaktadır. Birinci dönemde henüz embriyoda bir hareketlenme yoktur. Vücut, rahim ve karın içi bölgeleri bebeğe hazırlamaktadır. İkinci dönemde yavaş yavaş fetüs oluşur ve belirginleşir. Son dönemde ise tamamen büyümeye odaklı bir dönem geçer.
Özellikle son dönemde annenin aldığı bütün besin ve içeceklerden etkilenen bebek için bu dönemde annenin oruç tutuyor olması problem yaratabilir. Bu nedenle hamilelere, hamileliğin son 3 ayında oruç tutmamaları önerilmektedir. Ancak hamileliğin başında oruç tutmak isteyen gebeler uzmanları ile karar vermelidirler. Emziklilik döneminde ise süt yapımının, veriminin ve kalitesinin düşmesine neden olabileceği için emzikli annelerin oruç tutmaları yine önerilmemektedir.
Protein ihtiyacınızı et yerine kurubaklagille karşılayın! Tok tutabilecek besinlerden bir diğer grup proteinli gıdalardır. Bunlar sindirim sisteminden daha yavaş geçtikleri için tokluk hissi uzun sürer. Et, peynir, yumurta, süt ve yoğurt bu grubun örnekleridir. Sahur sofrasına koyacağınız peynir, yumurta ve süt; hem ihtiyacınız olan proteini almanızı, hem de tokluğunuzun uzun sürmesini sağlayacaktır.
Kırmızı eti haftada 1-2 kez, beyaz eti 3-4 kez, balık etini 1-3 kez ve bu grup yerine tüketilebilecek olan kurubaklagilleri ise 1-3 kez tüketmek gerekir. Yağlı gıdalar mide boşalmasını geciktirerek, daha uzun süre tokluk sağlar. Ama bu yağın hangi kaynaktan geldiği önemlidir. Yağı zeytinyağı, ceviz, fındık ve badem gibi kaynaklardan sağlayın. Bu şekilde tokluk süreniz uzar ve sağlığınız gelişir. Sindirim zorluğuna karşı da, yemekten sonra 1 fincan rezene veya zencefil içilebilir.
* Yemekleri kızartma yerine; fırın, haşlama veya ızgara yöntemleriyle pişirin.
* Yağ, yemeklere tat verir ancak miktarına dikkat edin. Özellikle etli yemekte, yağ miktarını kısıtlayın.
* Hamur tatlıları yerine sütlü tatlıları ve geleneksel güllacı tercih edin.
* Bütün besin gruplarını içeren, porsiyon açısından bilinçli bir iftar yapmaya çalışın.
* Bir sağlık probleminiz varsa; oruca başlamadan doktorunuz ile görüşün.
Tok tutan Ramazan mönüsü
İftar
* 1-2 bardak su.
* 1-2 kepçe mercimek çorbası.
* Salata. (Salata tüketerek biraz vakit geçirin. Hem sindirim sisteminiz bir anda yorulmaz, hem de tokluk hissi oluşur.)
* 3-5 köfte kadar et veya tavuk veya etli veya tavuklu sebze yemeği.
* 4-6 kaşık zeytinyağlı sebze yemeği.
* 1 kase light yoğurt.
* 2 dilim tam buğday ekmeği.
Ara * 1 elma veya 1 şeftali.
* 1 kutu probiyotik yoğurt veya 1 bardak kefir.
Sahur
* 1 dilim peynir.
* 1 yumurta.
* Bol domates, salatalık, maydanoz.
* 6 adet tuzsuz zeytin.
* 2 adet ceviz.
* 2-3 dilim tam buğday ekmeği.
Biraz aradan sonra
* 1 meyve.
* 1 bardak light süt veya 1 kutu probiyotik yoğurt.
30 dk. ara verdikten sonra:
* 1 bardak su, etli sebze yemeği.
* 1 su bardağı yoğurt.
* 5 yemek kaşığı pilav veya makarna veya püre.
* 1 avuç büyüklüğünde pide .
ARA
* 1 bardak su, 1 kase sütlü tatlı.
* 1 bardak su, 3 porsiyon meyve.
30 dk. ara verdikten sonra:
* 3 köfte kadar et, tavuk, balık.
* 1 porsiyon sebze yemeği.
* 4 yemek kaşığı pilav veya makarna.
* 1 su bardağı ayran veya cacık.
* 1 avuç büyüklüğünde pide.
ARA
* 1 bardak su, 3 porsiyon meyve.
* 1 bardak su, 1 porsiyon güllaç.
Ramazan'da uzun bir süre aç kalan vücutta savunma olarak metabolizma yavaşlar. Kan şekeri düşer. Onun için sahur, iftar ve iftardan sonra ara öğün olmak üzere 3 hatta 4 öğün tüketmeye çalışmanız gerekiyor. Ramazan ayında en önemli şey; günlük hareketinize göre kalori almanızdır. Günün büyük çoğunluğunu ofiste çalışarak geçiriyorsanız daha az kalori, hareketliyseniz daha fazla kalori almamız gerekiyor. International Hospital Etiler Tıp Merkezi'nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Zerrin Aydın, iftar ve sahur için şu önerilerde bulundu:
* Sahura kalktığımızda neleri soframızdan uzak tutmalıyız? Beyaz ekmek, pilav, börek, tatlı, patates ve de konsantre meyve sularını. ÇOK SICAK YA DA SOĞUK YOK!
* Sahurda hangi yiyecekler bizim için daha sağlıklı olur?
Kepekli ekmek, süt, peynir, yumurta, domates ve salatalık.
* Yiyeceklerin soğuk ya da sıcak tüketilmesi önemli midir? İftarda ağır yağlı yiyecekler yerine çorba, etli sebze yemekleri, salata, yoğurt, kepekli ekmek tercih edilmesi çok yararlıdır. Bu arada hazırlanan yemeklerin gerek sahurda, gerekse iftarda çok sıcak veya çok soğuk olmaması ve yavaş yavaş yenilmesi gerekiyor.
* İftardan sonra hangi tatlıları tüketmekte bir sakınca yoktur? İftardan sonraki ara öğünde sütlaç, muhallebi, güllaç, meyva tatlıları, dondurma gibi hafif tatlılar tercih edilmelidir. Meyve de, kesinlikle ihmal edilmemelidir.
* Kaç bardak su içersek, vücudumuza iyi davranmış oluruz? Ramazan'da yeterli su tüketmeye gayret etmek gerekiyor. Sahurda 3 bardak, iftardan sonra da saat başı bir bardak su tüketerek; günde 8 bardak suyu tamamlamaya çalışın.